Dedikodu modu!

Bir derin hastalıktır dedikodu.

Bardağın boş değil dolu yanını görmekle başlar telafisi.

Hedef alınan kişinin arkasından, kendisinin istemediği veya tasvip etmediği şeylerin söylenilmesi halini yansıtır.

Bu dedikodu hareketinden uzak durmak vasıflı insanların yapabileceği bir davranıştır. Başkasını sana çekiştiren kişinin seni de başkasına gammazlayacağını unutmamalıdır.

 

Dedikodu aslında kendiliğinden ortaya çıkar,eğer menfi işler ile iştigal olanların yanında ve yakınındaysan , kendilerini tutamayan kişiler ile beraberindeki  kişide kendini tutamaz ve kimin dediğini kime kondururuz hesapları ile zaman öldürürler.

Kusurları örten olmak , ayıpları araştıran olmamak , en asil bir yaklaşım ve davranıştır.

Dargınlıklara, düşmanlıklara, kin ve nefrete kapı aralamak imani değerlere sahip olanlara yakışmaz.

İftira atılan, gıybeti yapılan , canına-ırzına-malına zarar verilen , yüreği incitilen insanı bir düşünmek gerekmezmi . Bu kişi kendimizmiş gibi bir düşünsek ne hissederiz.

Eğer sağduyu sahibi isen bu dedikodu çemberinin içine girmezsin.

Seni almak isteseler de duymazsın , görmezsin.

Peygamber efendimizin Kardeşinin etini yemek !...” olarak tariff ettiği bir olguya kimse katılmamalı ve duymamalıdır.

 

Eğer dedikodu olumsuzluk ise ki öyledir. Bu olumsuzluğu paylaşanlar da dost değildir.

Toplum içinde dedikoduculara itibar edilmez.

Dikkate alarak cevap vermek ve muhattap almak ,biraz dikkatleri olumsuzluklara çekmek gibi algılanmalıdır.

Dedikodu yapanın mertebesi bellidir.

İnanan insanlar olarak   kendimiz ile barışık dedikodusuz bir hayat en büyük arzumuz olmalıdır.

Tiksinti veren bir davranışın gündeme gelmeside gündeme getirenlere yakışmamıştır.

Sorumluluk sahibi,mantıklı kişiler bu davranışı sergiliyenlerden hem uzak durmalıdır , hemde bunu yaşam tarzı haline getirenlere asla yaklaşmamalıdır.

Süt nasılsa kaymağı öyledirderler insanları tanımalı ve kimlerin tercih edildiği bilinmelidir.”Toplum kendi durumunu değiştirmedikçe de Allah durumlarını değiştirmez”. demiyormu ayet-i kerime.

Bunun için dönüşüme ihtiyaç vardır ve dönüşümün de alttan yukarıya doğru olması gerekmektedir.Yani önce kendinden başlamalıdır.

Şehir insanına benzer , Şehrin güzellikleri varken çirkin tarafını görmek bize birşey kazandırmaz.

 

Dedikodu modunda olmayalım , unutmayalım ki.

Cahillerin kalbi dudaklarında,

Alimlerin dudakları kalplerindedir.  (Hz Ali(r.a))