BORANDA FUTBOL MAÇI
Ben 17-18 yaşlarındaydım.Bir bayram günüydü,Aşağı Karagöz'de teyzemlerdeydim.Teyze oğlu Ruşen'e haydi bizim köye gidelim diye direttim.Biraz naz yaptıktan sonra yola düştük.Sırttan aşarak yaya olarak bizim köye geldik.
Mezarlıktan aşağı inerken harmanlıkta bir minibüs ve etrafında gençler gördük.Yanlarına geldiğimizde öğrendik ki Yukarı Höyük köyünden Çeçen gençler gelmiş köyümüz gençleri ile maç yapacaklar.Bu arada 25-30 yaşlarında bir genç köyümüzün teknik direktörlüğünü yapıyor.Oynayacak gençleri tespit edip onlara mevkilerini söylüyor.
Nihayet maç başladı.Rakip gençlerle kıran kırana bir maç oluyordu.Biz yenik duruma düştük.Ama teknik direktörümüz kenarda Barcelona ile kupa finali oynuyormuş gibi kaptırmış.İçeri bağırarak komutlar veriyor.Bazen sinirleniyor.Oynamak aklımda yokken Mehmet Taşkıran abimin tavsiyesi ile Teknik Direktör genç beni oyuna aldı.İki dakika oldu olmadı,top ayağıma geldi.Bir çalım atıp yanımdakini geçtim.O sırada olan oldu yanımda koşan gencin sert bir dirsek temasıyla ben su kanalına yuvarlandım.Elim yüzüm toz içerisinde kanaldan çıkıp maça girecektim ki teknik direktör hızını alamamış,kazağını çıkarıp benim yerime kendi oyuna girmişti.
Tabi bu duruma sinirlenmiştim.Çünkü daha iki dakika olmuştu oyuna gireli , yanımda duran benim yaşlardaki gence , teknik direktörü göstererek sordum.
- Kim bu ya?
- " Haaa!..O mu? Bizim köyün imamı " dedi.
ERDAL ASLAN / KAYSERİ
11.01.2006 PERŞEMBE